Arabalarda silecek derdine son!

19/8/2009 -Kategori: teklonoji

Nano teknoloji baş döndürmeye devam ediyor. Otomobil tasarımcılarının eline düşen nano teknoloji ile sileceğe ihtiyaç duymayan, dört katmandan oluşan çok özel bir cam, Leonardo Fioravanti tarafından üretildi.

Nano teknoloji boya sektöründeki göz alıcı çalışmalardan sonra otomotiv tasarımcılarının emrinde, sileceksiz camların da yapılmasına olanak sağladı.

Yağışlı havalarda sileceklerin yetişmediği anlara bile işe yarayacağı belirtilen  bu camın, en büyük özelliği ise üzerinde su tutmaması.

Silecekleri otomobil tasarımından çıkartan bu cam, 4 katmandan oluşuyor.

1'inci katman (havayla temas halindeki) güneş ışınlarını filtreliyor ve suyu uzaklaştırıyor.
2'nci katman cam üzerindeki tozların kenarlara doğru itilmesini sağlıyor.
3'üncü katman cam üzerindeki tozu algılayıp ikinci katmanın harekete geçmesini sağlıyor.
4'üncü katman ise tüm bu mekanizmanın elektrik enerjisini sağlıyor.

Nano teknolojinin son ürünü olan bu camın seri üretimene ise yakında geçmesi bekleniyor..

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bizi artık rüzgar aydınlatıp ısıtacak!

10/8/2009 -Kategori: teklonoji

Rüzgar enerjisi, gelecekte en önemli elektrik “hammaddesi” olacak. 13 yıl önce dünyada bu enerji kaynağından sadece 4.843 megavat elektrik üretilirken; bu rakam 2006’da 74.223 megavata ulaştı. 2020 yılına ait rüzgâr enerjisi üretim tahmini ise 1,2 milyon megavat… Eğer hedefler tutturulsa 12 yıl sonra dünya elektriğinin %11’i bu yöntemle karşılanacak. 2040’da ise elektrik ihtiyacımızın beşte biri yine “rüzgar”dan gelecek…
 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ADSL kullanıcılarına müjde

17/7/2009 -Kategori: teklonoji

Mahkeme, milyonlarca ADSL kullanıcısının dert yandığı bir konu hakkında tüketicilerin lehine karar verdi. İşte o karar...

Konya Tüketici Mahkemesi, sabit telefon hizmeti olmadan, ADSL hizmetinin sunulabileceği yönünde karar aldı.

Konya’da bir ADSL kullanıcısı 3 Ağustos 2007 tarihinde sabit telefon olmadan, ADSL hizmetinden faydalanmak için Selçuklu Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetine (TSHH) başvuruda bulundu.

TSHH, 24 Ekim 2007 tarihinde aldığı 2007/612 nolu kararla talebi yerinde bularak, telefon hattının iptaline, ADSL hizmetinin yerine getirilmesine karar verdi.

TELEKOM'UN KARŞI DAVASI REDDEDİLDİ
İki hizmeti birlikte veren Türk Telekomun TSHH kararının iptali için
Konya Tüketici Mahkemesine açtığı davada talebi Konya Tüketici Mahkemesinin 14 Mayıs 2009 tarihinde aldığı 2009/76 nolu kararla reddedildi.

DÜNYADA AYRI AYRI VERİLİYOR
Mahkeme tarafından açıklanan gerekçeli kararda, bilirkişi raporlarına istinaden sabit telefon hizmeti olmadan, ADSL hizmeti sunulmasının önünde teknik bir engel bulunmadığı, Türk Telekomun sabit telefon aboneliği içermeyen ADSL internet erişimine ilişkin kurumca onaylanmış bir tarifesinin bulunmadığı, mevcut uygulamanın kurum düzenlemelerine aykırılık teşkil etmediği, ancak dünyanın değişik ülkelerinde sabit telefon ve ADSL hizmetinin ayrı ayrı verilebildiği, Telekomun da altyapısının buna müsait olduğu belirtildi.

TÜKETİCİNİN DİLEDİĞİ HİZMETİ ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ VAR
Kararda, şunlar kaydedildi:
“Tüketicinin dilediği hizmeti alma özgürlüğünün bulunduğu, yani sabit telefon hizmetinden faydalanmadan internet hizmetinden faydalanılabileceği, yine telefon ve internet hizmetlerinin ayrı ayrı verilmesinin maliyeti yükselteceği iddia edilmiş ise de kurum tarafından sabit telefon ve internet seçeneklerinin ayrı ayrı ve birlikte tarifeleri belirlenerek tüketiciye sunulması ve tüketicinin istediği paketi seçme özgürlüğünün sağlanması gerektiği ve Telekomünikasyon kurumunca da ayrı ayrı hizmet verilmesi paketlerinin reddedilmeyeceği gelen yazı cevaplarından anlaşıldığından, sonuç ve içerik olarak doğru olan TSHH kararının iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.”

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ'NDEN TELEKOMA ÇAĞRI
Kararı değerlendiren Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkan Yardımcısı Ayhan Tekin ise Türk Telekoma çağrıda bulunarak, ADSL hatlarıyla ilişkili telefon aboneliklerini kaldırarak bundan doğan sabit ücretlere derhal son verilmesini istedi.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

TÜBİTAK sahte belgeyi bu cihazla anlayacak

17/6/2009 -Kategori: teklonoji

Taraf'ın yayınladığı İrtica Mücadele Planı'nın sahte olup olmadığını anlamak artık çok kolay!

Türkiye İrtica Mücadele Planı'nın sahte olup olmadığını tartışırken TÜBİTAK'ın bu konuyu aydınlatabilecek kapasitede bir cihaz geliştirdiği ortaya çıktı.

TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE), belgelerin sahte olup olmadığını ve üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığını gösteren cihaz geliştirdi.

Tamamen yerli kaynaklarla üretilen FORENSİC XP-4010D isimli cihaz, dünyadaki mevcut cihazlara göre daha güvenilir ve daha hızlı sonuç verdiğinden, aralarında Çin, Almanya ve İrlanda'nın da olduğu çeşitli ülkelere 100 adet satıldı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiye'nin bilgi güvenliği, haberleşme ve ileri elektronik alanlarında önde gelen kuruluşlarından olan TÜBİTAK UEKAE'nın geliştirdiği FORENSİC XP-4010D isimli cihaz, her tür belge ve dokümanın sahte olup olmadığını ortaya koyabiliyor. Cihaz ayrıca, belgedeki yazıların hangi sırayla yazıldığını, mühür ve imzanın hangi sırayla atıldığına ilişkin de bilgi verebiliyor.

Cihaz, Adli Tıp Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Laboratuvarları, bakanlıkların ilgili birimleri, özel inceleme laboratuvarları, üniversiteler, silahlı kuvvetlerin ilgili birimleri, sınır kapıları ve bankalar dahil olmak üzere pek çok kurumda kullanım alanı bulurken, bu cihaza özellikle sahte evrak, sahte para, çek ve senetlerin tespiti ile devletin gizli belgelerinin gerçekliğini ortaya koymada da ihtiyaç duyuluyor.


DÜNYADA İLK KEZ EN ETKİN YÖNTEM KULLANILDI


TÜBİTAK araştırmacıları, ForensicXP-4010D'de bugüne kadar kullanılan mevcut teknolojilerden çok farklı bir optik teknoloji kullandı. Bu teknik, dünyada bu tip cihazlar arasında ilk kez FORENSİC XP-4010D'de kullanıldı.

Cihaz, kullanıcı yorumuna gerek kalmaksızın kesin sonuçlara ulaşılmasını sağlıyor. Kullanılan özel yöntemle mevcut diğer teknolojilerin göremediği detayları da ortaya çıkarıyor. Cihaz, fiziksel olarak ölçülebilen optik spektroskopi parametrelerine dayanan ölçüm yöntemi kullanıyor.

Belgenin sahte olup olmadığı konusunda doğru ve geçerli sonuçlar alınabilirken, incelenen belgeye de zarar verilmiyor.


RAKİPLERİNİ GERİDE BIRAKTI

Türkiye'nin ilk ve tek yerli tasarım ve üretim dokuman inceleme cihazı olan FORENSIC XP-4010D, dünyanın bu alanda cihaz geliştiren önde gelen firmalarını da geride bıraktı.

FORENSIC XP-4010D, Çin Halk Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, Güney Kore, İrlanda, Kolombiya, Avustralya, Avrupa Birliği ülkelerine yaklaşık 100 adet satıldı. Cihaz, bu ülkelerde, bankalar, üniversiteler ve kriminal servisler dahil olmak üzere ilgili birimlerde kullanılıyor.


YIKANAN KİTAPLAR YENİDEN YAZILDI

Cihazın İrlanda'ya satışı ve İrlanda'da bir üniversite tarafından kullanılması ise başlı başına bir başarı öyküsü. Ortaçağda kağıt üretiminin kısıtlı olması sebebi ile yeni bir kitap yazılacağı zaman, önce mevcut bir kitap yıkanıyor, yıkama sonucunda elde edilen kağıda yeni kitap yazılıyordu. Yıkama işleminden sonra, eski kitapta yazılanlar insan gözü tarafından okunamayacak hale geliyordu. FORENSIC XP-4010D ve mevcut teknolojisi eski yazılanlara ulaşmaya da imkan sağladı.

Cihaz ve teknolojisi ile tanışan üniversite, TÜBİTAK UEKAE'den temin ettiği cihaz ile silinmiş bile olsa, eski bilgilere ulaşabiliyor. Üniversite, cihaz sayesinde sahip olduğu hazineyi yeniden dünyaya kazandırdı.

Yeni kullanım alanları yaratan cihaz ile aynı özelliklere sahip bir başka model olan MST-2D (mikrospektral tarayıcı) cihazı bir kaç yıl önce İNTERPOL logosu taşıma hakkı kazandı.


FORENSIC NELER YAPABİLİYOR?

Son teknolojiler kullanılarak geliştirilen, FORENSİC XP-4010D isimli cihazın özelliklerinden bazıları şunlar:

-İnsan gözüne aynı gözüken, fakat farklı boya ya da kalemle yazılan yazıların teşhisi,

-Silinmiş ya da gizlenmiş yazıların ortaya çıkarılması,

-Yazıların önce ya da sonra yazılmasının teşhisi,

-Yazı izlerinin ve doküman üzerinde kabarık özelliklerin görsel hale getirilmesi,

-Filigran (watermark) özelliklerinin muayenesi,

-Morötesi aydınlatmasıyla etkilenen emniyet özelliklerinin muayenesi,

-Arka yansıma emniyet özelliklerinin muayenesi,

-İki objenin aynı ekran üzerinden izlenmesi ve muayenesi,

-Görüntülerin ekran üzerinde 360 derece çevrilmesi,

-Yüksek çözünürlüklü büyütülmüş renkli görüntülerin elde edilmesi,

-Görünür ve kızılötesi bölgesinde lüminesans görüntülemesi,

-Farklı spektral özelliklere sahip olan izlerin ekranda üç boyutlu görüntülenmesi,

-Görüntünün her noktasının yansıma spektrumunun ölçülmesi ve görüntülenmesi,

-Doğru ve eğri uzunluklarının, açı, yarıçap ve alan büyüklüklerinin hesaplanması.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Emniyet'ten MSN uyarısı

28/5/2009 -Kategori: teklonoji

KONYA Emniyet Müdürlüğü, son günlerde artan internet dolandırıcılığı ile ilgili resmi internet sitesinde yayınladığı duyuru ile halkı uyardı


Özellikle kendisini `Konya Emniyet Müdürlüğü Ekipler Amirliği' görevlisi olarak tanıtan kişiler olduğunun belirtilen `konya.pol.tr' adresli sitede, "İnternet üzerinden Hotmail ve MSN ile kendilerini emniyet görevlisi olarak tanıtarak, başkalarına ait sahte isim ve resim ile arayan, özellikle kendisini Konya Emniyet Müdürlüğü Ekipler Amirliği'nde görevli olarak tanıtan şahısların sahtecilik ve dolandırıcılık yaptıkları anlaşılmıştır" denildi.

Konya Emniyet Müdürlüğü'nün internet sitesinde yer alan ve `İnternet Uyarısı' başlığı ile yapılan duyuruda, halkın hiçbir şekilde sanal ortamda ya da telefonda, kimlik bilgilerini ve özel şifrelerini verememeleri gerektiği hatırlatıldı.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bu MSN şifreleri kırılamıyor

20/5/2009 -Kategori: teklonoji

Daha güvenli şifre nasıl oluşturulur?

Güvenli parola, başkalarının tahmin yoluyla veya otomatik programlar kullanarak belirlemesi çok zor olan paroladır.

Sizin açınızdan hatırlanması kolay ancak başkalarının belirlemesi güç, güvenli bir parola oluşturmak için şu tekniklerden birini deneyin:

İki veya daha çok sözcüğü bir araya getirip, sözcükleri sayılar ve simgeler ile birleştirin. Örneğin: Benim[Köpeğimi]Gezdir, Pa#34tates, Şampiyonlar=1995.
Hatırlayacağınız bir tümcenin baş harflerini kullanın. Sayıları ve simgeleri veya sözcüklerin yerine kullanabileceğiniz sayıları ve simgeleri içerebilir. Örneğin: Her Cumartesi 5 km bisiklet sürerim tümcesiyle şu parola oluşturulabilir: HC5kbs.
Noktalama işaretlerini ve sayıları kullanarak, en sevdiğiniz atletler, arkadaşlar, filmler, kitaplar veya tarihi şahsiyetler gibi bilindik bir gruba ait kişilerin veya nesnelerin baş harflerini birleştirin. Örneğin: Gandhi, Abraham Lincoln ve Jeanne D’arc ile şu parola oluşturulabilir: 1G,2AL,JA.
Sevilen bir deyişteki tüm sesli harfleri çıkarın ve sonra sayılar ve simgeler ekleyin. Örneğin: Ne Mutlu Türküm Diyene! ile şu parola oluşturulabilir 1N2Mtl3Trkm4Dyn.
Bir parolanın güvenli olması için şu özelliklere sahip olması gerekir:

En az yedi, en çok 16 karakter içermelidir.
Farklı türden dört karakterin üçünü birleştirin:
Büyük harfler (örneğin: A, B, C).
Küçük harfler (örneğin: a, b, c).
Rakamlar (örneğin: 1, 2, 3).
Simgeler (` ~ ! @ # $ % ^ & * ( ) _ + - = { } | [ ] : " ; ’ < > ? , . /).
Yaygın bir sözcük veya ad ya da yakın bir varyasyon olmamalıdır.
Bazı servis sağlayıcıları güvenli bir parolanın ayrıca şu özelliklerde olmasını gerektirir:

Önceki dört sevilen parolanızdan biriyle aynı olamaz.
Eski parolanızın z değiştirilmişi olamaz. Örneğin, eski parolanız Şampiyonlar=1995 ise, yeni parolanızın Şampiyonlar=1996 olması kabul edilemez.
Önemli

Yukarıda verilen örneklerden birini parolanız olarak kullanmayın.
Parolanızı bir yere yazmayın.
Parolanızı asla bir anlık ileti görüşmesinde başkalarına vermeyin veya kimseyle paylaşmayın. Microsoft Passport Network hiçbir zaman bir e-posta içinde sizden parola isteminde bulunmayacaktır.
Birden fazla e-posta hesabınız varsa (örneğin, biri iş biri kişisel kullanım için), her bir hesap için farklı bir parola kullanmalısınız

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Google'da hacklendi

13/5/2009 -Kategori: teklonoji

İnternet devi Google da en sonunda hacker'lardan nasibini aldı. İşte tüm ayrıntılarıyla yaşananlar.

Google arama motoru dünyanın en çok ziyaret edilen ve en göz önünde olan siteleri arasında yer almasına rağmen bugüne kadar ismi pek hacker'larla birlikte anılmamıştı. Fakat sonunda bu da oldu. Google'ın Fas'a yayın yaptığı www.google.co.ma adresi hacker'lar tarafından ele geçirildi.

Bu adrese giren kullanıcılar sayfanın hacker'lar tarafından ele geçirildiğine dair bir yazı ile karşılaştılar. Hacker, internet üzerindeki kullandıkları takma adlarını, bir internet sitesi adresini ve bir de e-posta adresini sayfada yayınladılar. Sitede yayınlanan PakBugs sitesi ise Pakistanlı hacker'ların görüş alışverişinde bulundukları bir forum sitesi olarak biliniyor.

Güvenlik uzmanları hacker'ların siteyi ele geçirmesine Google'ın sayfasının kodlarındaki herhangi bir açık değil, Fas alan adı yönetimi Nic.ma'nın DNS sistemindeki bir açığın sebep olduğunu söylediler. Görünüşe göre hackler'lar Nic.ma'ya sızıp Google.co.ma adresinin yönlendirdiği DNS sunucularını değiştirerek, kendi istedikleri bir IP numarasına yönlendirmişler.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Pilsiz el feneri yaptı, 18 ülkeye ihraç ediyor

11/5/2009 -Kategori: teklonoji


İZMİRde faaliyet gösteren bir firma tarafından geliştirilen, cep telefonu bile şarj eden pilsiz el fenerlerinin, ABD, Almanya ve İsrail gibi 18 ülkeye ihraç edildiği bildirildi. Bursa’da düzenlenen Kalıp Avrasya 2009 Fuarı’na katılan firmanın sahibi Metin Yıldız, el fenerlerinin genellikle pilli olduğunu belirterek "El fenerinin içinde bulunan dinamonun küçük bir kol yardımıyla yaklaşık 1 dakika çevrilmesiyle kondansatör enerji doluyor. Bu enerji el fenerinin 1 saat aydınlatmasını sağlıyor. Almanya ve İsrail gibi 18 ülkeye 70 bin adet gönderildi. İsrail’de güvenlik güçleri tarafından kullanılıyor."

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SMS niye 160 karakter?

8/5/2009 -Kategori: teklonoji

SMS gönderirken 160 karaktere sığmakta zorlanıyorsanız bunun suçlusu ile tanışmaya hazırlanın

Kısa mesaj günümüzde özellikle genç kullanıcıların vazgeçemedikleri bir özellik. Fakat bir de şu 160 karakter sınırı olmasa... Sırf bu yüzden pek çok kullanıcı kısaltmalar kullanmak zorunda kalıyor. Ama neden kısa mesaj 160 karakter ile sınırlı? Niye 150 veya 200 değil de 160? Bunun sebebinin teknik bir zorunluluk ile ilgili olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat işin gerçeği, bu 160 karakter sınırının herhangi bir teknik sebebi yok. Bunun tüm suçlusu Friedham Hillebrand adlı bir Alman.

1985 yılında, iletişim araştırmacısı olan Friedham Hillebrand ve bir kaç meslektaşının önemli bir görevi vardı. Görevleri taşınabilir telefonların görüntüleyebilecekleri metin tabanlı mesajlar ile ilgili standartları oluşturmaktı. Hillebrand bir mesajın en fazla kaç karakter içerebileceğine karar vermeliydi. Daktilosunun başına oturdu ve yazmaya başladı. İnsanların bir kısa mesajda yazmaları muhtemel rastgele notlar ve sorular yazarak bütün bir kağıdı doldurdu. Sonra bu notların hepsini okudu. Görünüşe göre 160 karakter her kullanıcı için fazlasıyla yeterli olacaktı ve o günden sonra 160 karakter standart olarak kabul edildi.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Haber Ondokuz

Güncel Tüm Haberler Hava Durumu

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro